DIYET
PROF DR METIN OZATA
Prof Dr Metin Özata'nin hazirlamis oldugu Glisemik Indeks (GI) DIYETI kitabini okuyunuz ve buna uygun besleniniz. Ancak bundan önce hormonlarinizin degerlendirilmesi için bir ENDOKRIN UZMANINA mutlaka basvurunuz.
GI diyetinin uygulanmasinda 3 önemli adim vardir:
- Akilci karbonhidrat seçimi yapmak, yani yüksek GI yerine düsük GI’li karbonhidratlari yemek
- Gidalarin yaklasik olarak GI degerlerini ögrenmek
- Günlük karbonhidrat miktarini ölçülü almak ve düsük GI’li de olsa fazla karbonhidrat almamak. Yani her ögünde asla fazla kalori almamak.
Bir diyetin basarili olmasi onun devam ettirilebilir olmasina baglidir. Bir süre uygulanip sonra devam ettirilemeyen diyet veya beslenmenin anlami yoktur. Herkesin vücudu, bagirsaklari, gidalari parçalayan enzimleri ayni olduguna göre gida seçimi büyük önem tasimaktadir.
Kilo vermede en önemli konu istah kontrolüdür. Istah kontrolü için barsakta sindirimi uzun süren ve bu nedenle kan sekerini hizla artirmayan düsük GI’li gidalarin seçilmesi önem tasimaktadir.
GI’le beslenmeniz demek elinizde hesap makinesi GI hesaplamak, elde tablolar ona göre beslenmek demek degildir. Önemli olan kaliteli karbonhidrat yemektir.
Gida Seçimi veya Beslenme Nasil Olmali?
Beslenmede en önemli ilke 3 ana ögün 3 ara ögün yemektir. Yani kahvalti, saat 10.30’da ara ögün, ögle yemegi, ikindi ara ögün, aksam yemegi, gece saat 22.00 de ara ögün almalidir.
Günlük beslenmenizde yüksek GI’li gidalar yerine düsük GI’li gidalar yemek pratik noktadir. Örnegin sabah kahvaltida beyaz ekmek yerine tam bugday ekmegi, tereyagi veya reçel yerine yogurt, meyve yenebilir. Yedigimiz gidalar protein, karbonhidrat ve yag içerir. Et ve yumurtada protein çoktur. Ekmekte ise karbonhidrat çoktur. Tereyagi ise yagdan olusur. Önemli olan çesitli gidalardan farkli ölçülerde yemektir. Her gidanin GI’ini ölçmek imkansizdir. Örnegin et, balik, tavuk, badem, tereyagi, sebzelerin GI’i ihmal edebilir. GI’i yüksek olan gidalardan az yemek kuralimizdir. Ancak düsük GI’li sosis yememek lazimdir. Bunda doymus yaglar çoktur. Yani amacimiz sadece düsük GI’li gida yemek degildir. Yüksek ve düsük GI’li gidalar karisik yenirse GI ‘i orta derecede olur. Eger yemeginizde yüksek GI’li gida varsa düsük GI’li gida ilave edebilirsiniz.
Beyaz ekmek, pasta ve kurabiye yerine bir dilim tam bugday ekmegi, veya üzerine az reçel sürüp yiyebilirsiniz. Bembeyaz ekmek yerine tam bugday ekmegi, çavdar veya kepekli ekmek yiyin. Kahvalti gevregi yerine müsli yiyin. Kek veya pasta yerine yogurt yiyin. Beyaz patates yerine tatli patates yiyin.Cips yerine tane üzüm veya çilek yiyin. Kruvasan yerine yagsiz sütten yapilmis kapuçino için. Kraker yerine dilimlenmis havuç, biber yiyin. Seker yerine kuru üzüm, kuru kayisi, kuru meyeri yükselmez hem baska faydalar saglanir.
Tam bugdaydan yapilmis ekmekte daha fazla vitamin ve mineraller vardir. Tam tahillar seker hastaligina karsi koruyucudurlar ve kalp hastaligi görülme riskini azalttiklari gibi bagirsaklari daha iyi çalistirarak kabizligi önlerler.
Günde en fazla 5 porsiyon ( 5 dilim) ekmek yenmelidir.
Kilo vermek için önemli beslenme önerileri:
1.Sebze ve meyve yemege fazla önem verin
2. Yag miktarini azaltin.
3. Porsiyonlari küçültün
3. Her yemekte en azindan bir düsük GI’li gida yiyin.
4. Ögün atlamayin, 3 ana ögün 3 ara ögün seklinde beslenin
5. Yemek sonrasi tatli yerine meyve yiyin
6.Beyaz ekmek yerine tam bugday ekmegi veya çavdar ekmegi yiyin
7.Trigliserit yüksek degilse düzenli olarak ceviz, badem veya findik yiyin
8. Kirmizi eti az beyaz eti çok yiyin
9. Süt ürünlerini yagsiz olarak yiyin
10.Yag olarak sadece zeytinyagi yiyiniz
Fazla kilolardan kurtulmanin ilk yolu saglikli ve dengeli beslenmek ve egzersizi artirmaktir. Zayiflayacagim diye aç kalmak, çok az veya dengesiz beslenmek, ögün atlamak, kahvalti yapmamak ve tek gidaya dayali yanlis diyet veya beslenme aliskanliklari, vücudunuzda birçok hastaligin ortaya çikmasina neden olabilecegi gibi, verilen kilolarin hemen geri alinmasiyla sonuçlanir. Önemli olan, günlük kalori alimini, vücudun temel besin ihtiyacini karsilamayi göz ardi etmeden, saglikli ve dengeli bir sekilde ayarlamak ve bunu sürdürmektir. Burada yapmamiz gereken akilci gida seçimidir ve bunun yolu da glisemik indeksi düsük olanlari tercih etmektir.
Zayiflamak ve yasaminizi saglikli bir kiloda sürdürmek istiyorsaniz piyasadaki bilimsellikten uzak diyet kitaplarina, internetteki siradan diyet listeleri veya zayiflama metotlarina fazla ragbet etmemenizi, öncelikle GI diyetini ögrenmenizi öneriyorum. Zayiflama yapan mucizevi ilaç veya diyetler pesinde kosmayiniz. Böyle bir yöntem veya ilaç su an dünyada yoktur. Bu tür yöntemlerle baslangiçta belki biraz kilo verirsiniz ancak daha sonra yine kilo alirsiniz.
Glisemik indeks (GI), karbonhidratlarin kan sekerini yükseltme gücünü gösteren bir kavramdir. Önceleri seker hastalari için gelistirilmis ise de daha sonra yapilan bilimsel çalismalar glisemik indekse dayali beslenmenin kilo kontrolü sagladigi ve kronik hastaliklardan bizi korudugunu ortaya koymustur. Zayiflamak ve saglikli olmak için’’GI diyeti’’ dedigimiz bu beslenme tarzinin herkese faydali olacagi açiktir. Özellikle kilo vermek isteyenler, atistirma ataklari olanlar, reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü olanlar, seker hastalari ve metabolik sendromu olanlarin mutlaka bu sekilde beslenmesi gerekir.
Kalici ve basarili zayiflamanin temel kurali yasam tarzi degisikligi yaninda beslenme degisikligi yapmaktir. Diyetlerle kilo verilip tekrar alinmasinin baslica nedeni yasam degisikligi yapmamak veya eski beslenme aliskanliklarini tekrar baslamaktir.
Eriskin yaslarda kilo almaya veya obeziteye neden olan baslica faktörler hareketsizlik ve asiri beslenmedir. Bunun disinda yasin ilerlemesiyle de kilo almaya baslariz. Kadinlar için kilo aliminin en fazla oldugu dönemler gebelik, emzirme ve menopoz dönemleridir. Kadinlarda dogum sayisi arttikça kilolarin da arttigi gözlenir. Tiroid bezi yetmezligi (hipotiroidi), reaktif hipoglisemi denilen kan sekeri düsüklügü, böbreküstü bezinin asiri kortizol üretmesi ve yumurtaliklardaki kistlerle karakterize polikistik over hastaligi gibi hormon bozukluklari da kilo aliminin önemli nedenleridir.Evlendikten sonra düzenli yeme döneminin baslamasi veya sigarayi birakinca istahin artmasi da kiloyu artiran olaylardir. Suyun az içilmesi, asiri alkol kullanimi, depresyon ve bazi psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasinda çalismak gibi, bazi sosyal ve psikolojik nedenler kilo aliminda önemli etkenlerdir. Anne ve babamizdan aldigimiz genetik yük de kilo aliminin önemli bir nedenidir. Anne ve babanin fazla kilolu olmasi veya seker hastasi bir anneden dogmak da kilo alma açisindan risk anlamina gelir.
Kilo almada yanlis yemek yeme aliskanliklarinin da önemli bir yeri vardir. Bunlari söyle siralayabiliriz:
- Hizli yemek yemek, büyük lokmalar halinde yemek, az çignemek ve çatali-kasigi elinden hiç birakmamak
- Ögün atlamak, ögün aralarinda devamli atistirmak
- Televizyon seyrederken, kitap veya gazete okurken yemek yemek
- Üzüntü ve sikintili durumda asiri yemek yemek
- Çok fazla yemek yemek
- Ziyaret ve davetlere sik katilmak, tatli ve seker ikramlarini reddetmemek
- Aksam yemeginden sonra, yatincaya kadar devamli bir seyler yemek
- Az su içmek
- Aksam eve gelince yemege kadar abur-cubur yemek
Hormon Bozukluklarina Bagli Fazla kiloluluk:
Bazi hormon bozukluklari kilo almanin önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kiside bu hormon hastaliklarinin olup olmadigi mutlaka arastirilmalidir. Kilo almanin sik görüldügü hormon hastaliklari, siklikla tiroid bezi yetmezligi veya böbreküstü bezinin asiri çalismasidir.
Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek seklinde bir salgi bezidir ve metabolizmamizi kontrol eden tiroid hormonlarini salgilar. Tiroid hormonlarinin T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardir. Bu hormonlar az salgilandiginda,
hipotiroidi dedigimiz hastalik olusur, metabolizma az çalisir ve sonunda kilo alinir. Tiroid ameliyati geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid hastaligi olanlarda ve 50 yasindan sonra kadinlarin çogunda tiroid bezi yetmezligi gelisir. Bu kisilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde sisme, unutkanlik, kan yaglarinda yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kisilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin yapilarak tiroid bezinin az çalisip çalismadigi kontrol edilmelidir. Tiroid bezi yetmezliginin tedavi edilmedigi fazla kilolu kisilerde kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal sinirlarda olmasinin saglanmasi gerekir.
Reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü kilo aliminin ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kisilerde yemek sonrasi kan sekeri düser ve arkasindan tatli yeme istegi olusur. Bu nedenle yapilan tatli atistirmalari kilo alimina neden olur. Pankreas bezinden asiri insülin hormonu salgilanmasi ile kendini gösteren insülin direnci denilen hastalikta kanda yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan sekerinde düsmeler yaparak kilo alimina katkida bulunmaktadir. Bu nedenle zayiflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltilmasi gerekir. Bazi ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkida bulunur. Insülin hormonu yüksek kisilerde zayiflama olsa bile tekrar kilo alimi olmaktadir.
Böbreküstü bezinin asiri çalismasi durumunda bu bezden fazla miktarda
kortizol hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlaligi ise, vücutta özellikle karin ve ensede yag birikimine ve fazla kiloluliga neden olur. Bazi hastaliklarin tedavisinde kullanilan kortizon ilaci da ayni mekanizma ile kilo alinmasina neden olmaktadir.
Kadinlarda fazla kiloluluga neden olan önemli bir hormon hastaligi da
polikistik over sendromu denen ve yumurtalikta kist olusmasi, tüylenme ve adet bozuklugu ile kendini gösteren hastaliktir. Bu kadinlarin önemli bir kisminda fazla kilo ve seker hastaligi görülür. Adet bozuklugu, tüylenme ve fazla kilolu olmanin bir arada oldugu bu hastalarda yumurtaliklarin incelenmesi ve bu hastaliga yönelik tedavilerin yapilmasi gerekir. Bu sekilde tedavisi yapilmayan kadinlarin zayiflamasi zordur.
Kadinlarda süt salgilatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgilanmasi da kilo almaya yol açan bir hormon bozuklugudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgilanir. Hipofiz bezindeki tümörler asiri prolaktin hormonu salgiladiginda adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alimi olur.
Yukarida belirtildigi gibi zayiflamak için önce altta yatan nedeni yani hormon bozuklugunu saptamak gerekir. Diyet yapmadan önce bir Endokrin uzmanina basvurunuz.
